Son Dakika Bitlis Haber
Son Dakika

Hikâyeler

2 hikâye
Güroymak

Nazlıoğlu ve Eralan Aileleri Arasındaki Husumet Sona Erdi

Bitlis’in Güroymak ilçesi Günkırı Beldesi’nde, aralarında husumet bulunan Nazlıoğlu ve Eralan aileleri barıştı. Şeyh Masum Camii'nde düzenlenen törene ilçe protokolü ve kanaat önderleri katıldı.

F Filit Gülelçin Yayınlama Tarihi: 09 Nisan 2025 20:02 Güncellenme: 09 Ekim 2026 22:16 1 dk okunur
Paylaş: 0 paylaşım
Nazlıoğlu ve Eralan Aileleri Arasındaki Husumet Sona Erdi
Bitlis’in Güroymak ilçesine bağlı Günkırı Beldesi’nde, uzun süredir aralarında husumet bulunan Nazlıoğlu ve Eralan aileleri, düzenlenen anlamlı bir törenle barış sağladı. Toplumsal dayanışma ve kardeşlik ruhunun hâkim olduğu tören, Nurtepe Mahallesi’ndeki Şeyh Masum Camii'nde gerçekleşti.

Kur’an Tilavetiyle Başlayan Merasimde Duygusal Anlar Yaşandı
Barış merasimi, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlarken, camide bir araya gelen iki ailenin fertleri arasındaki buzlar, dualar ve helalleşmelerle çözüldü. Tören boyunca birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verildi.

Katılımcılar, toplumda benzer olayların yaşanmaması temennisinde bulunarak, barış kültürünün yaygınlaştırılması gerektiğine vurgu yaptı.

İl Protokolü Barışa Tanıklık Etti
Barış törenine ilçe protokolü ve kanaat önderleri yoğun katılım sağladı. Törende yer alan isimler arasında:

Şeyh Masum Camisinde yapılan barış törenine Şeyh Abdulgani Mutlu, Güroymak Kaymakamı Mehmet Zahid Uzun, AK Parti Bitlis İl Başkanı Kadir Köstekçi, Güroymak Belediye Başkanı Eşref Mutlu, Günkiri Belediye Başkanı İlhan Çetinsoy, İlçe Müftüsü Rıdvan Çelik, İlçe Emniyet Müdürü Ufuk Ateş katıldı.

Yetkililer, yaptıkları konuşmalarda, böylesine önemli bir barışın sağlanmasına katkı sunan herkese teşekkür ederek, halkın huzur ve güvenliği için dayanışmanın önemine değindi.

Norşin Medresesi ve Kanaat Önderlerine Teşekkür
Barış sürecinin gerçekleşmesinde büyük emekleri olan Norşin Medresesi öncülüğündeki kanaat önderleri, her iki ailenin barışmasında aktif rol oynadı. Dualar ve helalleşmelerle tamamlanan tören, katılımcılarda derin bir memnuniyet oluşturdu.


 

Bu habere ne hissettiniz?

İlk tepkiyi siz verin

İlgili Haberler

Kronolojik Akış

Diğer Haberler

Tarih ve saate göre
Ahlat

Anahtar Partiden İklim Kanuna Tepki

Anahtar Parti'den, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne 20 Şubat 2025 tarihinde sunulan ve 8 Nisan 2025 tarihinde Genel Kurul gündemine alınması planlanan "İklim Kanunu Tasarısı'na yönelik sert eleştirilerde bulundu.

F Filit Gülelçin Yayınlama Tarihi: 08 Nisan 2025 12:44 Güncellenme: 09 Ekim 2026 22:16 2 dk okunur
Paylaş: 0 paylaşım
Anahtar Partiden İklim Kanuna Tepki
"BU TASARI METNİ YERLİ ÜRETİCİYİ ZAYIFLATAN, KAMU YARARINDAN UZAK BİR METİN"

Anahtar Parti Ahlat İlçe Başkanı Yücel Gökbulak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne 20 Şubat 2025 tarihinde sunulan ve 8 Nisan 2025 tarihinde Genel Kurul gündemine alınması planlanan "İklim Kanunu Tasarısı"na yönelik sert eleştirilerde bulundu. 

İlçe Başkanı Gökbulak, düzenlediği basın toplantısında söz konusu tasarının, kamuoyunda yeterince tartışılmadan, sivil toplumun ve ilgili paydaşların katılımı sağlanmadan hazırlandığını vurguladı.

Tasarıda yer alan birçok muğlak ve belirsiz düzenlemenin ciddi endişelere yol açtığını ifade eden İlçe Başkanı, tasarının özellikle tarım ve hayvancılık alanında büyük riskler barındırdığına dikkat çekti. "Metan gazı gibi doğal kaynaklı salımlar nedeniyle hayvancılığı doğrudan hedef alan maddeler, hali hazırda geçim mücadelesi veren üreticilerimizi daha da zor durumda bırakacak, sektörel küçülmeye ve yerli üretimin gerilemesine neden olacaktır" dedi.

TARIMDA MERKEZİ DENETİM TEHLİKESİ

İlçe Başkanı Gökbulak, tasarıda öngörülen "sertifikalı ürün" uygulamasıyla çiftçilerin ne ekeceklerine dahi karar veremez hale getirileceğini savunarak, "Bu uygulama, tarım alanında merkezi denetimi artırmakta, üretimin kamu yararı doğrultusunda sürdürülebilirliğini kısıtlamaktadır" şeklinde konuştu.

ÜRETİK GÜCÜ ve EKONOMİK   EGEMENLİK RİSKİ

Enerji, sanayi ve ulaşım gibi stratejik sektörlere getirilen emisyon azaltımı yükümlülüklerinin üretim gücünü sınırlayabileceğini dile getiren Gökbulak, Türkiye'nin küresel karbon piyasasına entegre edilmesiyle birlikte stratejik ürünlerin üretim maliyetleri ve miktarlarının uluslararası platformlara açılacağını, bunun da ekonomik ve ticari egemenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

SOSYAL ETKİLER GÖZ ARDI EDİLDİ

Gökbulak, tasarının sosyal etkilerinin göz ardı edildiğine dikkat çekerek, "Vatandaşlarımızın günlük yaşamına ve ulaşım hakkına doğrudan olumsuz etkiler oluşturabilecek düzenlemeler içeriyor. Elektrikli araçlara geçiş süreciyle birlikte uygulanabilecek yakıt kısıtlamaları özellikle kırsalda yaşayan vatandaşlarımızı doğrudan mağdur edecektir" dedi.

“TASARI GERİ ÇEKİLMELİ" Çağrısı

Açıklamasının sonunda tasarının kamu yararın dan uzak olduğunu vurgulayan Gökbulak, şunları kaydetti:
“Bu yasa tasarısı, yerli üreticiyi zayıflatan, tarım ve hayvancılığı baskı altına alan, sosyal ve ekonomik gerçekliklerle örtüşmeyen bir metindir. 
Bu nedenle derhal geri çekilmeli, tüm kesimlerin katılımıyla, milli cıkarlarımızı gözeten ve daha etkin bir strateji ile şekillendirilmiş yeni bir iklim politikası çerçevesi oluşturulmalıdır. 

Anahtar Parti olarak bu sürecin her aşamasında halkımızın ve üreticilerimizin yanında olacağız.”


 

Bu habere ne hissettiniz?

İlk tepkiyi siz verin

Haberler yükleniyor... Daha fazla haber için aşağı kaydırın.

En iyi site deneyimi sağlamak için çerezlerden faydalanıyoruz. Detaylar için lütfen tıklayın.